مريم's profile °•...°•.•.. La ilahe i...PhotosBlogListsMore Tools Help

مريم ك

°•...°•.•.. La ilahe illallah .•° .• °•...°

.°•HoSGeLDiN.°•
" Herkes unutsa bile ! Rabbin unutmadı seni "

YouTube Video

Loading...

YouTube Video

Loading...

Video

Loading...
Photo 1 of 11
March 07

MeVLiD KaNDiLi

Alemlere Rahmet Efendimiz (s.a.v)
Rebiülevvel ayinin 12. gecesi sabaha karsi Mekke-i Mükerreme´de dünyayi sereflendirmistir.
Hz. Muhammed´in dünyayagelisi insanlik tarih icin önemli bir dönüm noktasidir.
Peygamerimizin dogumunu anmak, sadece kasideler okumak ,ilahiler söylemek, kandil simidi ve tatlilar dagitmaktan ibaret olmamalidir.
O´nun dogumunu anmaktan asil gaye; evrensel olan nübüvvetini, Allah´a olan tevekkül ve itimadini,Kur´an´a dayanan yüce ahlakini,
insanlik ve merhametini, insaf ve adaletini, sabir ve sebatini, kerem ve cömertligini, fazilet ve cesaretini, kisaca güzel ahlakini anlamak, biz bunun neresindeyiz diye düsünmek, hatalarimizi gözden gecirmektir.
Peygamberimizin getirdigi degerlere uymadan Allah´in sevdigi bir kul olmamiz mümkün degildir:
"Habibim, deki:Allah´i seviyorsaniz bana uyun ki , Allah da sizi sevsin ve günahlarinizi bagislasin" (Al-i Imran, 31)
"Andolsun ki Resulullah ,sizin icin ,Allah´a ve ahiret gününe kavusmayi umanlar ve Allah´i cok zikredenler icin güzel bir örnektir"
(Ahzab, 21)

January 01

BÜYÜK NIMETLER

Abbasi halifelerin den biri, ibnü´s-Semmak´a:
"Bana ögüt ver"dedi. Halife bu sira da icmek üzere oldugu bir bardak suyu elinde tutuyordu.
Ibnü´s-Semmak:
"Bir cölün ortasinda cok siddetli bir susuzluga yakalandigin vakit, su elinde ki suyu bütün
servetin karsiliginda sana teklif etseler ne yapardin?" diye sordu.
Halife: "Bütün servetimi verir, bu suyu alirdim." dedi.
Bunun üzerine Ibnü´s- Semmak sunu söyledi:
"O halde bir bardak su degerinde olan servetinle daha niye böbürlenirsin?"
Bu hikaye bir yaniyla dünya servetinin degersizligine dikkat cekerken, diger yaniyla bir bardak
suyun dahi ne kadar büyük bir nimet oldugunu anlatiyor.
Sükredecek kücük gibi görünen o kadar büyük nimet var ki.
Yeter ki kul gaflet perdesini üzerinden atip nimetleri fark edebilsin. Bunun yolu da 
yüce Allah´i zikretmekten gecer.
Allah dostlari daimi ve düzenli olarak zikir yapmaya önem göstermisler ve zikri
talebelerine ders olarak vermislerdir


MUHARREM AYIN DA ORUC

  Resulullah (s.a.v) buyurdular ki:
"Ramazan ayindan sonra en faziletli oruc Allah`in ayi olan Muharrem ayinda tutulandir."
 (Hadis-i Serif)
 Bir adam Hz. Ali`ye (r.a) sorar:

"Ramazandan sonra hangi ayda oruc tutmami tavsiye edersiniz?"
 Hz. Ali (r.a) su cevabi verir:
"Bu soruyu Resulullah`a bir adam sordu. Dedi ki " Ey Allah`in Resulü!
 Ramazandan sonra hangi ayda oruc tutmami tavsiye edersiniz?"
 söyle buyurdu:

" Ramazan disinda oruc tutmak istersen Muharrem ayinda tut.
 Cünkü o Sehrullah ( Allah`in ayi) dir.

 O ayda bir gün vardir ki, Allah onda bir kavmin günahlarini affetti,
 bir baska kavmin günahini da affedecek." (Hadis-i Serif)



December 31

RESULULLAH IN DUALARIN DAN

" ALLAHIM!
SENDEN DÜNYA VE AHIRETTE AF VE AFIYET ISTERIM.
  RABBIMIZ!
BIZE KENDI KATINDAN RAHMET VE ISIMIZI RAST GETIR:
  ALLAHIM!
CEHENNEM FITNESINDEN, CEHENNEM AZABINDAN, KABIR FITNESINDEN VE
KABIR AZABINDAN SANA SIGINIRIM.
  ALLAHIM!
BENI SANA YÖNELENLERIN EN IYILERINDEN ,
SANA YAKLASANLARIN EN YAKINLARINDAN VE
SENDEN ISTEYENLERIN EN FAZILETLILERINDEN KIL.
  ALLAHIM!
KÖTÜ KADERDEN, DÜSMANLARIN GÜLMESINDEN, BEDBAHTLIKTAN VE
DARLIKTAN SANA SIGINIRIM.
  ALLAHIM!
KULAGIMIN SERRINDEN, GÖZÜMÜN SERRINDEN, DILIMIN SERRINDEN
SANA SIGINIRIM.
  ALLAHIM!
SEN AFFEDICISIN, AFFETMEYI SEVERSI.
BENI DE AFFEYLE.
  ALLAHIM!
SENIN NIMETIN, AFIYETIN VE KORUMAN ICINDE SABAHLADIM;
BANA OLAN NIMETINI, AFIYETINI VE KORUMANI TAMAMLA.
  BIZI YEDIREN, ICIREN VE MÜSLÜMAN OLARAK YARATAN
  ALLAH´A HAMD OLSUN." 
 
 
August 04

Bugün hangi bahaneyi uyduracaksin...?

Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "Küre-i arz bana bir mescid ve temiz kılındı.
Ümmetimden her kim bir namaz vaktine ulaştımı nerede olursa namazını kılsın."
Kütüb-i Sitte

Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabb'im. Sen çağırınca, kendime ayırdığım
vakitlerden çalındığını düşündüm. Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdiğim zamanların
azalmasından korktum. Vakit girince, içim "cız" etti hep.
Odamdan uzaklaştım, bıraktım işimi, bozdum keyfimi; öylece namaza durdum.
Ayak diredim, "az sonra kılsam da olur!" dedim.
"Az sonra"larım "çok sonralar"a döndü, geç kaldım, geç kalmaktan utanmadım.
Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna.
Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm.
Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım, selam verdim, hemen kalktım, rahatladım.
Oysa rahatlığı Sana borçluyum. Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana.
Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar sükûnet borçluyum Sana.
Tenimin kaşınmayan her bir noktası kadar rahatlık borçluyum Sana.
 Dişlerim ağrıyacak olsa her biri için harcayacağım zaman Senin.
Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa, her defasında ızdırap ve korkuyla
geçireceğim saatlerin hepsi Senin. Tenim her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa,
kendi kendime dar geleceğim huzursuz günler Senin.
Gün oldu; usandım. Sabrımı tükettim; tükendim.
Kendimi yontmaya heveslendim. Benden istediğin zamanı çok gördüm.
Benden istediğini, benim için istediğini bile bile, huzurunda huzursuz durdum.
Fazla buldum namazın rekatlarını; kısaltmak için bahaneler aradım
Içim başka bir yerlerin türküsünü söylerken, ben  Oysa Sen,
dileseydin dar edebilirdin zamanı bana! Bir uçurumun dibine savrulmuş bir arabada
çaresizce Sana yalvartıyor olabilirdin beni.
Korkulu bir savaşın orta yerinde ateş ve kan kusan bombaların altında günümü de,
işimi de, uykumu da, hatta rüyalarımı da delik deşik etmelerini takdir edebilirdin.
Düşmeyen bombalar kadar, uçuruma savrulmayan arabalar kadar genişlik borçluyum Sana.
 
(Alinti)
 
July 18

SEVVAL ORUCU

Ramazan ayindan sonra kameri aylardan Sevval ayi gelir. Sevval ayi ramazan bayramiyla baslayan bir aydir.
 
Bu ayda Peygamber Efendimiz´in (s.a.v)hic terk etmedigi alti gün oruc vardir.
Resulullah (s.a.v), "Bir kimse Ramazan ayi orucunu tutar ve ona ilaveten Sevval ayinda alti gün oruc tutarsa bütün bir seneyi orucla gecirmis gibi olur" buyurmustur. Böylece, bir yillik oruc tutmanin sevabi vaad edilmektedir. Her sene böyle yapan da ömür boyu oruc tutmus gibi olur.
Cünkü Cenab-i Allah :
            
"Her kimse hayirli bir isle gelirse, kendisine, onun on misli sevap  vardir" buyurmaktadir.
Öyle ise tutulan oruc on ay yerine gecer.
Alti günün on misli de altmid gün yani iki ay olur, ikisini toplarsak hepsi 360 eder. Yani bu kisi 365 günün 360´ini oruc tutmus
olarak gecirecek demektir. Geriye kalan bes gün bayram güneridir. Bir gün Ramazan, diger dört gün de Kurban bayramidir. Bu bes günde oruc tutmak haramdir. Allah´in katinda her sey bir ölcüye göredir. Bu orucun mesru kilinmasindaki sir sudur:
 
Ramazan ayinin pesindeki oruc, farz namazlarin pesinden kilinan sünnet namazlari gibidir. Nasil ki bu sünnetler, farzlarda olmasi muhtemelen kusurlari telafi ediyorsa, Sevval ayinda tutulan oruc da ramazan orucunda bulunmasi muhtemel kusurlari telafi eder
July 16

her daim dua edin..

Efendimiz (SAV) buyuruyor ki: "Sizden biri dua ettiği zaman kabul olunacağına dair içinde güçlü bir ümit besleyerek dua etsin. Çünkü o duanın kabul edilmesi ALLAH için kolaydır." (İbn - i Hibban)
                                                                   

Efendimiz (SAV) buyuruyor ki: "Yüce Allah sizin ettiğiniz duaları kabul eder. Yeter ki siz "Dua ettim, ettim hala kabul olmadı" deyip, duayı bırakmayın. Acele etmeyin. ALLAH'tan çok çok istemeye devam edin. Çünkü siz keremi sonsuz olandan istiyorsunuz."(Buhari)
http://img170.imageshack.us/img170/7770/dua6rz7.jpg
Fırsat şimdi elimizdedir; yarın gözlerimiz kapanabilir ve dillerimiz susabilir...İçinizden sessizce bir şeyler istemek, Yaratıcının huzurunda sesli düşünmektir...Yorgun kalpler için duadan daha dinlendirici bir mutluluk kaynağı yoktur...Yaşayacağımız her zorluk veya değişim anı, bizim için bir dua ve isteme fırsatıdır...
islamportali.com
April 23

KISSADAN DERSLER

                                  
    

                                                                                              

Bu alem de tesadüfle meydana gelmis hicbir sey yoktur
Her sey bir ilim ve hesap üzere yaratilmistir.
Kainati yoktan var eden,

her varligi kudret elinde tutan,
onlari diledigi gibi sevk ve idare eden
bir yaratici vardir.
Bu alem kendi basina olmustur demek,"Oturdugum ev,
bir tesadüf sonucu kuruldu,kendiliginden temelleri atildi,
duvarlari örüldü,odalari bölündü,kapi ve pencereleri takildi,
catisi catildi,böylece bir an da bina ortaya cikti"demek gibi
tuhaf ve ahmakcadir.
Her resmi bir cizen,her yaziyi bir yazan,
her eseri bir yapan vardir.
Aynen bunun gibi,yeryüzünü ayaklarimizin altina döseyen,
üzerini binlerce nimetle bezeyen,her insana ayri bir sima,
her cicege ayri bir renk ve desen veren,
her canliya rizkini sevk eden,gögü üstümüze bir tavan gibi yükselten,
semayi günes ve yildizlarla süsleyen bir sahip vardir.
Iste bu sahip ve essiz sanatkar
Rahman ve Rahim olan Yüce Allah tir.

        

April 11

Ne kadar zamaniniz kaldi biliyormusunuz???


NAZİK OLMAK İÇİN, BİR GÜLÜMSEME BEKLEMEYİN.

SEVMEK İÇİN SEVİLMEYİ BEKLEMEYİN.

BİR ARKADAŞIN DEĞERİNİ ANLAMAK İÇİN,YALNIZ KALMAYI BEKLEMEYİN.

ÇALIŞMAYA BAŞLAMAK İÇİN,EN İYİ İŞİ BEKLEMEYİN


ÖĞÜTLERİ HATIRLAMAK İÇİN, DÜŞMEYİ BEKLEMEYİN.

DUA'YA İNANMAK İÇİN, ACILARI BEKLEMEYİN

YARDIM EDEBİLMEK İÇİN, ZAMANINIZ OLMASINI BEKLEMEYİN

ÖZÜR DİLEMEK İÇİN, DİĞERİNİN ACI ÇEKMESİNİ BEKLEMEYİN.

NE DE BARIŞMAK İÇİN AYRILIĞI BEKLEMEYİN,

ÇÜNKÜ NE KADAR ZAMANINIZ VAR BİLMİYORSUNUZ.....

February 11

Basörtü bir inanc meselesi


ana.gif

Bana basini aç diyorlar
Rahat yasa,kalbin temiz olsun yetermis
Rahman'in verdigi emri hiçe sayiyorlar
Ben seni çikartmam benim BASÖRTÜM


Namaz kilarken takarsan yetermis
Kendileri Kuran'a fetva edermis
Bes tel saç için bu nasil degermis
Ben seni çikartmam benim BASÖRTÜM


Bir metre bez parçasi dediler adina
Hakkin kanunuysa kolay gelir bu cana
İnsanlar istiyor diye,karismam günah'a
Ben seni çikartmam benim BASÖRTÜM


Ne varmis devir degismis artik
Devirler degisse ayrilmaz kanim
Seni öyle isledim ki tenime benim
Ben seni çikartmam benim BASÖRTÜM


Okuyamassiniz bu basörtüsüyle
Biryere varamassiniz böyle
Hedefim zaten belli yolum Hakka yönele
Ben seni çikartmam benim BASÖRTÜM


Asirlar geçse nasil degisir kanun
Kiyamet kopmadan bitmez bu Din
Mezara girsemde basimi örtün
Ben seni çikarmam benim BASÖRTÜM

                                                                                                                                                    

 Müslüman kadının ölçüsü Kuran ahlakıdır. Eğer Allah'ın Kuran'da bildirdiği güzel ahlakı gösterdiği için çevresindeki bazı insanlar tarafından kınanıyorsa, bu durum onun bu yöndeki şevkini, iradesini ve isteğini daha da güçlendirir. Allah'ın rızasını kazanabilmesi onun için, insanların hoşnutluğunun ve düşüncelerininçok üzerindendir                                                                                                                                                                                                                            

 

 

October 21

BASIMIZIN TACI EFENDIMIZ

      




             
 
                 Alemlerin efendisi sevgililer sevgilisi Hz. Muhammed Mustafa
            Efendimiz (s.a.v) insanlarin en yumusak huylusu, en adaletlisi ve
            en cömert olaniydi. Isteyene asla hayir, yok diyemezdi. Sözü ve
            konusmasi en güzel, tevazusu en mükemmel insandi. Ondan daha
            yumusak tabiatlisi yoktu. Insanlarin en güzel gecimli ve en güzel
            hayali olaniydi.
            Kimsenin yüzüne, gözünü dikip bakmazdi. Hediyeyi kabul eder
            hediye bir tas süt bile olsa asla geri cevirmezdi. Aldigi hediyenin
            karsiligini fazlasiyla verirdi. Gelen hediyeyi yerdi, ama sadaka
            almazdi ve yemezdi.
August 30

MeVLaNa

     Die Grafik                MEVLANA'DAN ALTIN SÖZLER         Die Grafik

 

 

 Mevlana Jelaleddin Rumi

"Gene gel! gene gel! her ne isen gene gel! kafirsen, atese tapiyorsan, puta tapiyorsan da, gene gel,
Bu bizim dergahimiz umutsuzluk dergahi degil,
Yüz kere tövbeni bozmussan da gene gel!"
                                                            Hz.Mevlana
         
                                                       

YEDi ÖGÜT

Cömertlikte yardim etmede akar su gibi ol,

Sefkat ve merhamette günes gibi ol,

Baskalarinin kusurunu örtmede gece gibi ol,

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,

Tevâzû ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol,

Hosgörülükte deniz gibi ol,

Ya oldugun gibi görün,
Ya göründügün gibi ol !

 

( MEVLÂNÂ )

       

 

 

August 11

Kapi Calar

 Sabahın erken saatlerinde...

Açarsınız,sütçünüzdür gelen. Sütçünün litreliğinden kabınıza dökülen beyazlıkta sabahın

 güzelliğine kavuşursunuz. Gözünüzde pırıl pırıl bir sabah kahvaltısı canlanır. İçinizden

“bugün kahvaltıyı bahçede yapalım diye geçirirsiniz...”

Kapı çalar...

Gelen postacıdır. Kucağında büyükçe bir paket. Uzattığı kağıda bir imza atarsınız.

 Daha önceden ısmarladığınız kitaplara kavuşmanın sevincini yaşarsınız. Zaten tatilde

 olduğunuzdan bu kitaplara çok ihtiyacınız vardır. “Artık canım sıkılmayacak” diye

keyiflenirsiniz. En çok merak ettiğinizi alır şezlonga uzanırsınız.

Zil çalar...kapıya koşarsınız,

Yıllardır göremediğiniz bir dost gelmiştir. Sevinirsiniz. Sohbetleriniz saatler boyu

hatta günlerce sürer. “Yaşamak ne güzel” dersiniz içinizden. Hele böyle dostlar varken...

kapı çalar...

Dürbünden bakarsınız:kimseyi göremezsiniz. Dönüp yeniden koltuğa gömülürsünüz.

Bir daha çalar. Bakarsınız,yine kimse yok. Tam o sırada bir daha çalınca kapıyı açarsınız.

Komşunuzun oğlu elindeki sopayla zile uzanmakta,meğer tuzları bitmiş.

İçeriden gelirken kendi kendinize söylenirsiniz. “Elbette göremem

keratanın boyu bir metre...” bu küçük hadise neşelendiriverir ortalığı.

Hatta koşup hanımınıza anlatırsınız!(veya beyinize)

Kapı çalar...

Düşüp bayılacak kadar şaşırırsınız. Askerdeki oğlunuz haber vermeden

izne çıkmıştır. “Oğlum benim...” diye hasretle kucaklarken göz yaşlarınızı

zaptedemezsiniz. Mutluluğunuz oğlunuzun izni kadar uzar.

Kapının her çalışında sanki mutluluğa koşmaktasınız. Huzur tüter gözlerinizden.

Her sessizlikte kulaklarınız zil sesi arar...

“Ve kapı çalmaz...”

En büyük misafir gelir.

Adeta kapıyı kırmıştır. Alıp gider sizi,şaşırırsınız.

 “Niye haber vermedi?”diye içinizden geçirirken,

“Doğduğunuzdan beri zile basmaktayım.”der. Bir şeyler söylemek istersiniz o an.

Ama o andan sonra diliniz dönmez.

...ÖLÜM SESSİZ SEDASIZ GELİVERMİŞTİR... 

 

July 20

SzeiTe

Website Counter

Free Hit Counter            ESSELAMUN ALEYKÜM

                                    TÜM ZIYARET EDENLER DEN VE YORUM YAZANLAR DAN ALLAH RAZI OLSUN.

green word guestbook YORUM YAZANLAR DAN TEKER TEKER TESEKKÜR ETMEK ISTERDIM AMA KIMINIZIN SAYFASI ACILMIYOR..

 TESEKKÜR EDERIM..

                                             ALLAH A EMANET OLUN


                                                                              

                                                                      Sayfam i Ziyaret Ettigin icin Tesekkür Ederim


June 23

sükret

Düşün ve Şükret !

Allah’ın sana bahşettiği nimetleri düşün !

Sağlıklı bir beden,

Güvenli bir vatan,

Yeterince gıda ve giysiler,

İhtiyacın olan hava, su ...

Ve daha neler, neler !?..

Düşün ve Şükret !

Dünya senin !. Fark edebiliyor musun ?

Hayat senin !. Kavrayabiliyor musun ?

Her türlü nimet senin !. şükredebiliyor musun ?

Düşün ve Şükret !.

Eksik olan ne ?..

Gören gözlerin,

Konuşan dilin, dudakların,

İşiten kulakların,

Ellerin, ayakların var !..

Düşün ve Şükret !

Ayaklarının üzerinde yürümek kolay iş midir ?

Bacakların üzerinde durmak kolay iş midir ?

Çalışmayan nice ayaklar, kesilen nice bacakları düşün !..

Doyasıya uyumak kolay iş midir ?

Acıyla kıvranan, kapanmayan nice gözleri düşün !

Mideyi yiyeceklerle doldurmak,

yada kana kana su içmek kolay iş midir ?

Yemek yiyemeyen, su içemeyen nice hastaları düşün !..

Düşün ve Şükret !..

Sesleri işitmeni düşün; sağırlıktan korunmuşsun.

Görme özelliğini düşün ; Körlükten korunmuşsun.

Akıl nimetini düşün ; delilikten korunmuşsun.

***

Yalnız görme ya da işitme özelliğini,

Tonlarca altınla değişir misin ?

Ellerin, ayakların karşılığında

Nâdide mücevherleri kabul eder misin ?

***

Bil ki sen, sayılamayacak kadar çok nimetlere ve özelliklere sahipsin. Fakat bunların farkında değilsin. Bunun için hep sıkıntı, üzüntü ve ümitsizlik dalgaları arasında kıvranıp duruyorsun.

Oysa sıcak ekmeğin,

Soğuk suyun,

Doyasıya uykun,

Ve gıpta edilecek sağlığın var...

Bunlara şükretmelisin.

Düşün ve Şükret !..

Ele geçiremediklerini düşünüp üzüleceğine,

Kaybettiğin maddi değerler için huzursuz olacağına,

Elinde olanlar için şükretmelisin !..

Çünkü mutluluğun anahtarı senin elinde !..

Zira nimetlerin devamı ; Şükürle olur.

Huzur ve mutluluk ; Şükürle olur. UsergrafikMustafa Varli

May 20

YALAN....

Gifler | Hareketli Resimler | Işık Gifleri

YALAN

Yalanı iş edinme, çok yalan söyleme. Yalan, kişinin gerçeği saklayıp bildiğinin aksini söylemesidir. Yalancılık çok çirkin bir huydur. Dinimiz yalanı haram kılmış ve şiddetle yasaklamıştır.

Yalan rûhî bir hastalıktır, müslümanların kendilerini bundan korumaları gerekir. Çocuklar daha küçükken doğru sözlülüğe alıştırılmalı, yalanın zararları kendilerine anlatılmalıdır.

Cenab-ı Hakk, "Yalan sözden kaçının" (Hac, 22/60) diye emrettiği halde basit dünya menfaatleri için yalan söyleyenler vardır. Özellikle yalan yere şahitlik yapmak çok kötü bir davranış ve büyük bir günah sayılmıştır. Gerçek bir müslüman kendi aleyhinde de olsa, doğru söylemeli ve asla yalana yaklaşmamalıdır. Çünkü Allah Teâla şöyle buyurmuştur:

"Ey iman edenler! Hak üzere durup adaleti yerine getirmeğe çalışan hâkimler ve Allah için doğru söyleyen şâhidler olun. Velev ki, o şahitliğiniz nefisleriniz yahut ana babanızla yakın akrabanız aleyhine olsun. İster üzerine şahitlik yapılan kimseler zengin veya fakir bulunsun" (Nisa, 4/135).

Peygamber Efendimiz de, yalan söylemenin ve yalan şahitlik yapmanın büyük günahlardan olduğunu ısrarla belirtmiştir (Riyazü's-Sâlihîn, III, 138). Ayrıca yalanın münafıklık alâmetlerinden olduğunu haber vermiştir (Müslim, İman, 107).

Dinimizde sadece üç yerde yalan söylemeye izin verilmiştir:

a) Zulüm ve haksızlığa uğramış bir adamın can, mal veya namusunun zarar görmekten kurtarılması için;

b) Dargın olan karı-kocayı veya iki kişiyi barıştırmak için. Çünkü Rasûlullah, İnsanlar arasını düzelten, bunun için hayırlı söz söyleyen ve hayırlı söz ulaştıran kimse yalancı değildir" (Müslim, Birr ve Sıla, 27) buyurmuştur.

c) Harpte düşmanı yenmek için.

Yalanın kötülüğüne gelince, Peygamberimiz (s.a.v.);

"Yalan kötülüğe, kötülük Cehennem'e götürür. İnsan yalancılık yapa yapa, nihayet Allah katında yalancılardan yazılır" (Buharî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103-105) buyurmuştur. Yalanın en büyük kötülüğü işte budur. Yani, insanı Allah Teâla'nın rızasından uzaklaştırıp Cehennem'e götürmesidir. Ayrıca yalan insanları birbirine düşürür, güven duygusunu yok eder, toplum içinde karışıklıklara sebep olur; dostlukları yıkar, yerine düşmanlık tohumları eker. Yalan er geç ortaya çıkacağından, yalancılar, kendilerine güvenilemeyen, saygı duyulmayan ve sevilmeyen insanlar durumuna düşerler. Kısaca yalan, insanı dünyada da ahirette de felâkete sürükler.

Şamil İA


February 27

Bu Aralar Ben Eski Ben Degilim

 

 Bu Aralar Ben Eski Ben Degilim


Bu aralar ben eski ben değilim,
Ne yediğim yemeğin tadı var, nede içtiğim çayın,
Ne gülmem gerçek ne ağlamam
Ne konuşmalarım anlamlı nede bakışlarım...
Bu aralar ben eski ben değilim ki!

Mesela eski ben şimdikine göre;
Daha gülerdi gülümserdi...
Cılgınlıklar yapar,
Zaman ve sınır tanımazdı...

Ah ah!...
Bu aralar ben eski ben değilim ki!

Bir ucurumun kıyısındayım,
Atlamak ile kalmak arasında didinip duruyorum,
Hep düşünce hep plan,
Uygun olan hiçbirşey yok inan...

Ah ah!
Bu aralar ben eski ben değilim ki!

Son günlerde herşey ters gidiyor,
Suçlu ben miyim?
Yoksa hayat mi suçlu?
O kadar cok kalabalıkların içindeyim
Etrafın insanlarla dolu
Ama bir bilseler
Aslında cok yanlızım...

Bu aralar ben eski ben değilim ki!
Hiçbirşey yapmak gelmiyor içimden,
Elime giysilerimi alıp,
Kulağımda müzik sesiyle,
Cıplak ayaklarımla koşmak istiyorum
Olabildiğince ıssız yeşilliklere
Olabildiğince kaçmak istiyorum
Herşeyden kendimden...

Ya ne bileyim farklıyım bu aralar...
Eski ben değilim anla işte....